Çizgiler ve ayrıntılar,
Duvarlara resmedilmiş gizler,
Gülümseyen hatıralar,
Perde açık, sahne kurulmuş,
Yine dramımızı anlatacaklar,
Sessiz ihtiyar oyuncular,
ve ağlayacağız?
Kimsenin ağlatmadığı kadar.
Duyulmayan çığlıklar gizlidir aksırıklarında,
yaşlı gölgelerin?
Yaşlanmış tebessümlerin sessizliğinde;
Geçmiş zaman müzikleri çalınır,
göz kapaklarının ardında?
Gölgeleri tepinir duvarlarda eski aşkların,
Görünmez hançerlerle dağlanır yürek.
Damarlar buharlaşır,
Alevler yakar bedenin iç yüzünü.
Hiç bir ateşin yakmadığı kadar?
Bir esinti gibi gelip geçer duygular,
Duvarlar devrilir ciğerlerin içine,
Derinlerden bir çocuk ağlar.
Bir kedi ansızın uyanır.
Masaya bir damla düşer tavandan,
yer delinir?
Dağılmadık köşe kalmaz giderken.
Bu kadar hoyrat bu delicesine duygular;
Ne çok şeyler götürürler ardından,
Fırtınaların yapmadıkları kadar?
15.06.2004
Ankara
Oy Ver :
Site Map |
Arsiv |
GoogleBot |
Google |
xml |
dizi |
Webmaster |
Aşk |
xml |
Rss |
- Resimler -
Oyun -
Hadisler -
Dizi -
Geyik -
- Ataturk -
Kaybolan Yıllar -
Sohbet -
Yemek Zamanı -
Komik -
-
Google -
Smf -
vBulletin -
Cep Tel. -
Duyurular -
Secme -
konular-
Son Mesajlar-
Son Konular-
aşk arşivi-
seo arşivi-
Site Arşiv-
Site Haritası-
Video-
Sitemaps txt-
metacafe-
domain sorgula-
Kültür -
Msn Anlık İleti-