Karanlıklar içinde bir kıvılcımdı yüreğim
karanlığa alışıyordu gözlerim
kaç kez savaştım kendimle
utanıyordum sessizliğimden
fırlatıp attım umursamaz duygularımı
karanlığı aydınlatacak bir ışık buldum sonunda
yürüdüm koştum yakaladım ışığı
köşe başları tutulmuştu ben yürürken
barikatlar kurulmuştu yollarıma
durduramadılar
yetişemediler ardımdan karanlığın devleri
kaç kez baltaladılar umudumu
yeniden filizlendi kurak topraklarda
yeniden kök saldı dermansız yüreklerde
tarlada hasat oldum
fabrikada bilek oldum
mapusta umut oldum
yaşama sevinci oldum
yendim içimdeki zamansız korkuları
bıraktım sessizliği yitirilmiş umutlarda
öfkemi kustum insanımın ezilmişliğinde
ezilenin sesi oldum bağırdım alanlarda
çığlık oldum slogan oldum
türkü oldum geceyarılarında
gün oldu titredim meydanlarda
yalnızlıktan
gün oldu üşüdüm haziran sıcağında
yılmadım yıkılmadım
"aldırma gönül" diyerek sardım yaralarımı
öfkeye kapılmadan bir daha çizdim
mutluluğun resmini gökyüzüne
bütün dağları yeşile boyayacağım
bütün hayalleri çiçeğe
acılarımı gömüp tan yerinin güzelliğine
güneşe selam duracağım
gülümseyen gözlerinde
03.10.1995
Oy Ver :
Site Map |
Arsiv |
GoogleBot |
Google |
xml |
dizi |
Webmaster |
Aşk |
xml |
Rss |
- Resimler -
Oyun -
Hadisler -
Dizi -
Geyik -
- Ataturk -
Kaybolan Yıllar -
Sohbet -
Yemek Zamanı -
Komik -
-
Google -
Smf -
vBulletin -
Cep Tel. -
Duyurular -
Secme -
konular-
Son Mesajlar-
Son Konular-
aşk arşivi-
seo arşivi-
Site Arşiv-
Site Haritası-
Video-
Sitemaps txt-
metacafe-
domain sorgula-
Kültür -
Msn Anlık İleti-