EN ESKİ GARİPLİĞİM
EN ESKİ GARİPLİĞİM


Beni çöl güneşi ile yargılama
Yıkık sur diplerinde bağlama kollarımı
Ayaklarıma nemli mahzenlerde pranga vurma
Gözlerime mil çekme hür rüzgarın dağlarında


Beni korkutma dişleri dökülmüş cadılarla
Baharsız bırakma gelinlik kızlarımın saçlarını
Çocuklarımın bahçelerinde pusatlarını yükseltme
Dolaştırma çelik paletlerini sert ve acılı
Geceye şarkı söylediğim yerlerde



Ney sesinde inler en eski garipliğim
Sonra asırlar geçer üzerinden
Bir asır taze gözyaşları ile ağlar
Ve öfkesini püskürür akışkan lavlara

ahmet urfalı

Şiirle Büyüyen Bir Dünya | http://www.siir.sevdaligul.com