Karanlığa Doğan Nur
KARANLIĞA DOĞAN NUR

Doğacak denen nuru, dünya durmuş bekliyor.
Zorbaların elinden, insanlık emekliyor.
Katliam çemberine, kız çocuğu ekliyor.
Dayıya gitmek için, yavrucuklar sevinir.
Gerçeği bilen anne, içten içe dövünür.

Paçavra olmuş kadın, zina almış yürümüş.
İnsanlık ayak altı, beşeriyet çürümüş.
Ahlakı ahlaksızlar, sokaklarda sürümüş.
Çobanlık ediyor Kurt, koyunlarsa inliyor.
Yaptığı zulmü zalim, kasılarak dinliyor.

Zorbalık mertlik olmuş, zalime güç yetmiyor.
İnsanlar sınıf, sınıf, dargınlıklar bitmiyor.
İmansız kitap yazmış, bir birini tutmuyor.
Yaptığı putu Müşrik, acıktıkça yalıyor.
Yarasalar misali, aydınlık göz alıyor.

Beklenen zuhur etti, alem Nura boğuldu.
Amine doğurmuştu, nur topağı oğuldu.
Putların sonu geldi, yere düşüp yığıldı.
Kisra?nın sarayları, yıkılmazdı yıkıldı.
Işık saçan meşale, ta o günde yakıldı.

Resullük gelmeden de, gayet farklı yaşardı.
Kulların müşkülüne, ayırmadan koşardı.
O da bir insan idi, bizim gibi beşerdi.
İnsanlık abidesi, Hoşgörünün timsali.
Gelmedi gelmeyecek, Habibinin emsali.

Babadan yetim doğdu, görmediği kalmadı.
O halkanın sonuydu, başkasını salmadı.
Cahilin cehaleti, zorlasa da yılmadı.
Bilmezin karanlığı, ışık oldu sonunda.
Ali, Osman, Ömer?le, Ebubekir yanında.

Yaratan son Nebiyi, kitapla belgeledi
İnanmayan putperest görünce sendeledi.
Cebrail bulut oldu, sıcakta gölgeledi.
Kuruldu beri Dünya, bu şeref verilmedi.
Nebiler Nebisiydi, böylesi görülmedi.

İkiye böldü ayı,Müşrik gördü elinden.
Beddua duyulmadı, hiçbir kula dilinden.
Kervanlar adadılar, döndürmeye yolundan.
Bakmadı dönüp bir kez, onları da çağırdı.
Duymayan duymuyordu, gönülleri sağırdı

Karınca incinmedi, onun geçtiği yerde.
Hicretin emri ile, veda eyledi yurda.
Miraca çıkacaktı, o da vardı seferde.
Çıktığı en üst kata, Cebrail varamadı.
Mevla?nın cemalini, başka nâs göremedi.

Karanlık dünyalara, ışık oldu yayıldı.
İnsanlık sarhoşluktan, irkilerek ayıldı.
Yaşayıp gören Mümin, sahabeden sayıldı.
Ne güzel gören gözler, göreni görmek güzel.
Seveni sevmek gibi, canını sermek güzel.

Övmekten aciz onu, kağıdı ve kalemi.
Yarattı onun için, on sekiz bin alemi.
Bulamam bulamadım, layık olan kelâmı.
Muhammet Mustafa?sın, adın nakış şiire.
Şereftir senin adın, şiire ve şaire.

Hayatı işlenmeli, ümmetinin özüne.
Acı haberi saldı, Yaratan yer yüzüne.
Mevla?nın son emrini, dedi nazlı kızına.
Geldi gidene kadar, ümmete dua etti.
Her nefis tadacaktır, deyip Mevla?ya gitti.

İmkanı olsa eğer, Ashap ölür vermezdi.
Yerine can deseler, herkes verir sormazdı.
Almadan Ümmetini, Cennete de girmezdi.
Kalender Hakk kanunu, kul aslına dönecek.
Ona Ümmet olmaya, İsa Resul inecek.

12/12/2005

Haşim Kalender

Şiirle Büyüyen Bir Dünya | http://www.siir.sevdaligul.com