Mızrak deliğine saklanan aşk
- ben mi geciktim
yoksa ben mi geciktim.
c.zarioğlu

Görememişken karşı yamacı, hazırdın
hızlı varışların kalkış noktasında, öyle ki
yelkenlinin bezini
damarlarınla yamadın bin yerinden
delikleri tıkamıştın, birkaç enli yanlı mısraları
karaladığın eliften kılıcının düzlediği
kaburca kemiklerimizle

ne senindi güdülmeden doymuş düşünceler
ne benim
Ne sen takıldın çobanın düz dallardan ördüğü
zamanın boynunda asılı kolye gibi duran çite
ne ben
sen bilemedin vasiyetinden anladım
zirvelerin yolu uğramazdı o çitlere
kim eğmiş yolları bildik ya.

Hüzne sahiplenen dalları
düzelttiğimiz kazanda yaktım
vasiyetinin gereği.
Ateş gülümsedi seni andığımda
ağlamayı def ettik ayıklanmış topraktan
toprak çıkarıp başını aşktan
geri verdi mızrak deliğine sakladığın dişlerini
tüm gölgeler gölgeni andı, ağladım.

Yelkenliler tazelendi fosforlandı
yollar gerildi
hainler toprağın çenesinde kilitlendi
haydiler bürünürken hoşça kalın hırkasına
şaşıran insanlara
vasiyetinin gereği bu şiiri yazmak düştü.
Adem Özbay

Şiirle Büyüyen Bir Dünya | http://www.siir.sevdaligul.com